TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenen deniz ve su altı teknolojilerine odaklanan İnsansız Deniz Aracı (İDA) Yarışması'nda gençler, geliştirdikleri deniz araçlarını denize indirerek jüri karşısında test ediyor.Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfının (T3 Vakfı) ana yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda devam ediyor.Yarışmanın ikinci gününde takımlar, tasarlayıp geliştirdikleri deniz araçlarını suya indirdi.
Söz konusu araçların, kamikaze görevi olarak adlandırılan faaliyet kapsamında, otonom bir şekilde engellerden sakınarak yarışma öncesinde kendisine verilen renk bilgisi doğrultusunda ilgili renkteki hedefe angaje olması, hedefe doğru ilerlemesi ve temas etmesi bekleniyor.Gençler, yarışmada İDA teknolojileri alanındaki bilgi ve yeteneklerini sergilerken geliştirdikleri projelerin gerçek koşullardaki performansını da test etme fırsatı buluyor."Kamera, mesafe sensörleri var, otonom görev yapıyor"Bursa Teknik Üniversitesinden yarışmaya katılan Lodos takımının kaptanı mekatronik mühendisliği 2.
sınıf öğrencisi İsmail Soytemiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üniversitenin yarışma kültürüne sahip olduğunu belirterek, "Takımımız geçen sene de finalistti, buradaydık. Yarışma alanını biliyoruz, tecrübeliyiz. Güzel bir ekibimiz var." diye konuştu.Takımda mekatronik mühendisliği, endüstri mühendisliği gibi farklı disiplinlerden öğrenciler olduğunu ifade eden Soytemiz, araçla ilgili şu bilgileri verdi: "Aracımızın ismi Albatros.
Üzerinde bir adet kamera, mesafe sensörleri var, otonom görev yapıyor, kamerasından görüntü alıyor, etraftaki dubaları, nesneleri tespit ediyor, görüntü işleme sistemiyle. İçinde bir tane mini bilgisayar var. Bu mini bilgisayarın üzerinde güçlendirilmiş bir grafik işlemcisi var.
Görüntü işlemeyi burada yapıyor. Aynı zamanda aracın işlediği görüntüyü, algıladığı görüntüye göre nasıl hareket edeceğini de bu cihaz üzerindeki kodlardan belirliyoruz.""Poliüretan boyayla kapladıktan sonra sızdırmazlığı yüzde 100'e çekmiş olduk"Girdap İDA ile ilgili bilgi veren Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinde elektrik-elektronik mühendisliği bölümünde 3.
sınıf öğrencisi ve takımın kaptanı Emre Yiğithan Kelebek, projeye 6 ay önce çalışmaya başladıklarını ve öncesinde takımdan iki kişinin bu konuda eğitim aldığını aktardı.Girdap İDA'nın mekanik ve yazılımsal olarak özgünlük sağladığını kaydeden Kelebek, "Mekanik anlamda 4 katmandan oluşturuyoruz aracı. Öncelikle 3 boyutlu baskıdan 22 parça oluşturduk.
Bu 22 parçayı birleştirdikten sonra yüzdürmeyi sağlamak amacıyla içerisine poliüretan köpük sıktık. İkinci katman olarak macun ve ardından epoksi ile kapladık. Ardından poliüretan boyayla kapladıktan sonra sızdırmazlığı yüzde 100'e çekmiş olduk." ifadelerini kullandı.Kelebek, aracın hareket kabiliyetini diferansiyel sürüş sistemiyle sağladığı, dubaları 3 boyutlu LiDAR ve mekansal yapay zeka kamerası ile algıladığını anlattı.Aracın bu yarışmada ilk versiyonu olduğunu, ilerleyen dönemde daha farklı versiyonlarını yapacaklarını dile getiren Kelebek, "Otopilot kartı, ana işlemci bilgisayarı, güç dağıtım kartı gibi bileşenleri biz tasarlamak istiyoruz.
Öncelikle asıl amacımız motor sürücülerden başlamak. Motor sürücülerimizi tasarladıktan sonra diğer sistemlere de yavaş yavaş başlayacağız. Aracı tamamen yerli ve milli hale getirmek istiyoruz." diye konuştu."Takımları mekanik tasarım ve yazılım öne çıkarıyor"Antalya Akdeniz Üniversitesinden Çelebi Teknoloji Takımı olarak yarışmaya katılan Çelebi İDA takımının sözcüsü Muhammed Sefa Subaşı, hazırladıkları İDA'yı suya indirmeye hazır olduklarını dile getirerek, "Yeni kurulduk.
İlk seneden 10 tane projeye başvurduk, birçoğunda finalist olmaya hak kazandık. Onlardan biri de insansız deniz aracımız. Mavi Vatan'da bu atmosferde yarışmak bizim için çok değerli.
Allah nasip ederse parkuru da tamamlayıp derece alıp Antalya'ya öyle dönmeyi düşünüyoruz." dedi.Çelebi İDA hakkında bilgiler veren Subaşı, tasarladıkları İDA'da monohull bir tasarım kullandıklarını, katamaran kullanan takımların araçlarına göre kendi tasarımlarının denizdeki dalgalara karşı daha dirençli olduğunu analiz ettiklerini ifade etti.Subaşı, takımların kullandıkları komponentlerin genellikle aynı olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Burada takımları mekanik tasarım ve yazılım öne çıkarıyor.
Biz RPLIDAR kullandık. RPLIDAR 40 metreye kadar tarar ama en güzel sonucu 15 metre içinde alır. Bu da parkur için 15 metre çap hemen hemen uygun bir çap.
Onun haricinde dubaları algılayıp renkleri de algılaması için yine aynı şekilde arayüzümüzde kullandığımız işlemcimizin kameraları vasıtasıyla aynı şekilde renkleri algılıyoruz. LiDAR'ımız sayesinde de haritalandırıp aracımızın işlemcisine gönderiyoruz. Bu şekilde görevleri tamamlıyoruz."



