Anasayfa / Günün Haberleri / Tabak Boşalınca Suç ve Ruhsal Hastalıklar Artıyor | Mete Yolaş

Tabak Boşalınca Suç ve Ruhsal Hastalıklar Artıyor | Mete Yolaş


AKP iktidarı o aracı gündemine dahi almıyor. Dünyanın kanıtı elimizdeyken kendi verimiz yok.

Gıdaya Erişemeyen Toplumda Suç Artıyor

En güçlü kanıtlar kontrollü deneylerden geliyor. Amerika Birleşik Devletleri, gıda yardımı üzerinde doğal deneyler yapıyor. Ödeme günleri ay içine kaydırılıyor. Ödeme aya yayılınca market hırsızlığı %20,9, genel suçlar ise %17,5 düşüyor. Ödemeler ayın başına yığılınca para son haftaya yetmiyor ve hırsızlık artıyor. Gıdaya ayrılan para bitince hırsızlığa yönelim de artış gösteriyor.

Yine Amerika’da bu kez okullarda kontrollü bir deney yapılıyor. Ücretsiz okul yemeği; uzaklaştırma cezalarını ilkokulda yaklaşık %10, ortaokul ve lisede ise yaklaşık %6 düşürüyor. Ücretsiz yemeğin az olduğu okullarda yemeğin herkese verilmesi, olumlu etkiyi daha da güçlendiriyor. Yemek herkese verilince yardım alan çocukla almayan çocuk ayrımı ortadan kalkıyor. Tabak eşitlenince sınıfın havası düzeliyor. Öğüne katılım artıyor, devamsızlık geriliyor, obezite ve arkadaştan uzaklaşma eğilimi azalıyor. Yatırılan her 1 dolar, topluma 9 dolar olarak geri dönüyor.

Hollanda ve İngiltere’deki farklı cezaevlerinde yapılan bağımsız çalışmalar da bunu destekliyor. Haftada bir kez vitamin, mineral ve temel yağ asitleri bakımından zengin öğün alan mahkumlar %26,3 daha az disiplin suçu işliyor. Öğün haftada ikiye çıkınca bu azalma %35,1’e ulaşıyor. Sofra düzelince koğuş sakinleşiyor.

Gıdaya Erişememe Ruh Sağlığını Bozuyor

Zincirin bir ucu cüzdanda, öbür ucu ise zihinde. On ülkeden 372 bin 143 kişiyi kapsayan 19 çalışmanın ortak sonucu şudur: Gıda güvencesizliği, ruhsal sıkıntı yaşama ihtimalini yaklaşık 3,29 kat artırıyor. Fransa ve İngiltere’de de gıda güvencesizliğiyle birlikte anksiyete ve depresyon belirtileri paralel olarak değişiyor. Ev hesabı şaşınca kaygı büyüyor.

Annenin hamilelik öncesi, hamilelik ve doğum sonrası ruh sağlığı; bebeğin erken çocukluk dönemindeki beyin gelişiminin ana belirleyicilerindendir. Gıda güvencesizliği, kuşaktan kuşağa geçen bir mekanizmayla çocuğun bilişsel ve duygusal gelişimini olumsuz etkiliyor. Çocuk burada sadece bir nesne değil, tamamlanamayan bir hesabın ucundaki ilk halkadır. Bu yüzden gıda politikası, en temelinde bir çocuk hakları meselesidir.

TÜİK Gıda Güvencesizliğini Ölçmüyor

Türkiye’nin bu konuda standart ve karşılaştırılabilir resmi bir ölçümü bulunmuyor. TÜİK, ne BM Gıda ve Tarım Örgütünün Gıda Güvensizliği Deneyim Ölçeği’ni ne de Amerika’nın Hanehalkı Gıda Güvensizliği Erişim Ölçeği’ni uyguluyor. Tek deneysel ölçüm 2019 Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması’nda yer alıyor; ancak o da bu ölçekleri kullanmıyor.

2022’de Türkiye, BM’nin Açlık Haritası’nda “orta-üst gıda güvencesizliği” basamağındaydı. Bu veri birkaç gün içinde yayından kalktı. Niçin kalktığını ise kimse bilmiyor. Harita değişti ama sofra değişmedi. BM’nin SOFI raporları ile FAOSTAT göstergeleri de Türkiye’yi tek başına göstermiyor. Veriler, Kuzey Amerika ve Avrupa bölge toplamının içinde eriyip gidiyor.

DİSK-AR’a göre 2005’ten Temmuz 2026’ya kadar genel fiyatlar 36,3 kat, gıda fiyatları ise 55,2 kat arttı. Aradaki oran 1,52’dir. Gıda, reel olarak, yani genel enflasyonun üzerinde yaklaşık %52 oranında pahalılaştı. Bu tek veri bile AKP iktidarının “gıda enflasyonu geçici bir dalgalanmadır” savını çürütmeye yetiyor. Yirmi yılın yükü, bütçesinde gıdaya en çok pay ayıran dar gelirli hanelere bindi.

TÜRK-İŞ’in Temmuz 2026 araştırması sofranın matematiğini gözler önüne seriyor. Açlık sınırı 36 bin 939 lira, yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 lira oldu. Asgari ücret, açlık sınırının 8 bin 864 lira, yani oran olarak %31,6 altında kalıyor. Bir asgari ücretli, kazandığının tamamını mutfağa yatırsa bile bütçesi açık veriyor.

Gıda güvencesizliği; suça sürüklenme ve ruhsal hastalıklar için değiştirilebilir, doğru gıda politikalarıyla küçültülebilir bir risk etkenidir. Ölçülmeyen veri yönetilemez. Önlenmeyen durum ise topluma ceza olarak geri döner. Bu döngü; faturayı okul sırasındaki çocuğa, gıdaya erişmekte zorlanan mahallelere, mutfaktaki yurttaşa ve aybaşını getiremeyen asgari ücretliye kesiyor.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir